Son Dakika Haberler

Urfa’lı Girişimci Kadın Asuman Yazmacı

Urfa’lı Girişimci Kadın Asuman Yazmacı
Okunma : Yorum Yap

Şanlıurfa’lı Girişmci kadın Asuman Yazmacı Urfa Haber sitesine verdiği röpartajda gündeme dair ve girişimcilikle ilgili sorulara cevap verdi. İşte Röpoartaj….

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Urfa’nın ilk kadın girişimcisi Asuman Yazmacı, Muhabir’e verdiği röportajında yaşadığı bir olumsuzluğun ruhundaki girişimciliği ateşlediğini söyledi.

Asuman Yazmacı bir gün şehir dışından gelen misafirlerini Urfa’da bir konuk evine yemeğe götürdü. İşletmecinin tavrı ve servisi karşısında müşterilerine mahcup olan Asuman Yazmacı bu duruma çok kızdı ve işletmeciyle tartıştı. Konuyu bir gün sonra da dönemin Şanlıurfa Valisine aktardı. Yaşadığı bu olumsuzluk ruhundaki girişimciliği ateşledi ve Cevahir Konuk Evini kurdu. Takvimler 2005 yılını gösterdiğinde Şanlıurfa’nın ilk kadın girişimcisi oldu. Çalışanlarının tamamı erkekti. İşletmesinde verdiği hizmetle başarısı dalga dalga yayıldı. Kurduğu İşletmeden sonra uzaktan eğitimle yurt dışında işletme de okudu. Urfa’nın ilk kadın işletmecisi olan Asuman Yazmacı, Ticaret Sanayi Odasının tarihindeki ilk kadın meclis üyesi de oldu. Onunla birlikte Urfalı kadınlara cesaret geldi mikro kredilerle çalışma hayatına atılmaya başladılar. Urfa’da yok denecek kadar az olan kadın STK’ların sayısı onunla birlikte şuan 30’u geçti.

Asuman Yazmacı’nın Başarı Hikâyesinin yer aldığı işte o Röportaj

HERŞEY “İŞİNİZE GELİRSE HANIMEFENDİ” SÖZÜYLE BAŞLADI

Muhabir: Bir kadın olarak girişimciliğiniz nasıl başladı?

Asuman Yazmacı: Ben çılgın bir girişimci olarak 2005 yılı Şubat ayında, daha önce Valilik Konukevi adı altında işletilen öğretmenevi’nin işlettiği mekâna arkadaşlarımla birlikte yemek yemeye gitmiştim. Arkadaşlarım dışarıdan gelen misafirlerimdi. Aklınıza gelebilecek her şey çok kötüydü. Yemek, servis, hizmetin kalitesi, salonun sıcaklığı.. ve ben gerçekten götürdüğüm arkadaşlarıma çok mahcup olmuştum. Çünkü onları en güzel şekilde ağırlamak istiyordum ama maalesef en kötü şekilde ağırlamış oldum. Çıkınca neden burası böyle? diye sorduğumda aldığım cevap, “İşinize gelirse Hanımefendi” dedi. Benim de işime gelmedi. Hizmet sektöründe bir bedel ödüyorsunuz ve ödediğiniz bedelin karşılığını muhakkak ki almak istersiniz. Ben de bir müşteri olarak olaya böyle bakıyordum. O cümle içimdeki girişimci ruhunu açığa çıkardı ve ben Vali Bey’e çıktım ertesi gün. Vali Bey’e “Burayı özelleştirmek istiyorsanız ben talibim”. Önce şaşırdı dönemin valisi Şemsettin Uzun. Sonra “Ne yapacaksınız orayı” dedi ve ben “orayı butik otel ve restaurant olarak işleteceğim” dedim. Olayı anlattım. Oranın genel durumunu, kalitesini anlattım. Vali Bey sağ olsun beni can kulağıyla dinledi ve “bir otur bakalım o zaman oraya bir ekip gönderelim baksınlar” dedi. Vali Yardımcısı Bülent Karacan’ı çağırdı ve onu görevlendirdi. Onlar gelene kadar da biz sohbet ettik. Bülent Bey döndüğünde “Evet, her şey çok kötü” dedi. Tabii kamuya ait bir yerin özelleşmesi çokta kolay olmuyor.

URFA’DA İHALEYE GİREN İLK KADIN DA O OLDU

Bir ihale sürecine girildi. Ben de o ihalede dosya aldım ve burayla ilgili bir şeyler yapacağıma kararlıydım. İhalede 19 erkek vardı ve tek kadın bendim ve benim ilk ihale deneyimimdi. Birileri para istedi benden, para verirseniz biz çekiliriz diye. O zamanın parasıyla 20milyar gibi bir rakam istediler. Ben de hem ilk ihale deneyimimin olması hem de kişilere para vermek bana çok anlamsız geliyordu yani kendimde de en çok kişiliğimi seviyorum. Hep dik dururum insanlara boyun eğmem. Ben de onlara “Ben vermiyorum” dediğimde içlerinden bir tanesi “biz enayi miyiz” dedi ve kızdı. “Bu sizin probleminiz, ben sizden bir şey talep etmedim” dedim ve ihale son dakikalarda bu duyumlar yüzünde iptal edildi.

İLK İHALEDEN ÇEKİLMESİ İÇİN RÜŞVET TEKLİF ETTİLER KABUL ETMEDİ

Hatta ihaleye gider ayak bana 100milyar teklif etmişlerdi siz çekilin diye. Dedim ne kadar verirseniz de ben çekilmem diye ve ihale son dakikada iptal edildi. Yeniden bir ihale süreci gelişti. İkinci ihaleye girdim. Bu defa 2 kişiydik. Yine bir beyefendi vardı ve o da aynı rakamı istedi benden. Kabul etmedim ve ihale 60milyar ile bende kaldı 2005 senesinde.

İHALEDE 19 RAKİBİMİN VARDI HEPSİ ERKEKTİ İHALEYİ BEN KAZANDIM

Mevcut, benzer yerlerle kıyasladığımızda gerçekten yüksek bir bedelle kaldı bana. İş değeri olan işletmelere baktığınızda yüksek bir rakam olduğu görülüyordu fakat şöyle bir şey gelişti. İhalede 55 binlere çıktığımızda ihale komisyonu dedi ki “kapalı zarfa rakam yazın”. O beyefendi 59 bin yazmıştı ben 60 bin. Benim bir fizibilite çalışmam vardı yani ben buraya ayda 5 bin lira ödeyebilirim diye. İhale bende kaldı. Çıkışta bana şunu söyledi o beyefendi. “Bana 20 milyar verseydiniz şimdi size 33 milyara mal olurdu. 20 de bana vermiş olsaydınız 53 milyara mal olacaktı ama sonraki yıllarda daha ucuza almış olurdunuz”. Ben de “size vereceğime devlete veririm” dedim. 15 Ekimde anahtarı teslim aldım. 7 günde hummalı bir çalışmayla biz Cevahir Konukevi’ni hizmete açtık.

İŞLETMEYİ AÇTIĞIMDA İŞLETME DE OKUDUM

Muhabir: İşletmeci deneyiminiz var mıydı? Okulunu falan okumuş muydunuz?

Asuman Yazmacı: Hayır. İşletmeciliği, Cevahir’i açtıktan sonra okudum çünkü bu işin pratiğini yapıyordum. Bir de teoriğini öğrenmem gerekiyor diye yurt dışından bir Amerikan üniversitesi uzaktan eğitimle işletme eğitimimi tamamladım ve işin hem pratiğini hem de teoriğini yapmış olduk ama asla teorik ve pratik birbiriyle denk değil.

İNSANI YÖNETMEK İŞLETMEYİ YÖNETMEKTEN DAHA ZOR

Muhabir: Peki, İşletmecilik dışarıdan göründüğü kadar kolay mı?

Asuman Yazmacı: Asla değil. Dünyada kadın olmak zor, Türkiye’de biraz daha zor, Doğu’da kadın olmak çok daha zor. Çünkü hala feodal yapının izlerinin sürdüğü bir bölgede yaşıyoruz. Ben de feodal yapıdan gelen bir ailenin ferdiyim. Bir işletmeyi yönetmek insan yönetmekten çok daha kolay bir iş. Zor olan kısmı insan yönetmek ve hizmet erkeklerin egemen olduğu bir sektörde kadın olmak zor. Ben bu işe başlarken bunların hiçbirini düşünmemiştim.

ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIN HEPSİ ERKEKTİ, TEK KADIN BENDİM

Yani ne yaparım, nasıl yaparım diye hiç düşünmedim. Fakat işe başladığımda çalışma arkadaşlarımın hepsi erkekti, tek kadın bendim ve dediğim gibi bölgemizde erkeğin kadından emir alması zor. Ben zaten zor bir patronum çalışanların gözünde. Aslında çok kolayım ama şimdiye kadar çalıştıkların patronlara oranla daha olmazsa olmazları olan, mükemmeliyetçi ve bana yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi gelen hiçbir konuğuma yapılmasına izin vermeyen bir yönetici, işletmeci olduğum için belli bir süre bir zor zaman geçirdik. Alıştılar artık onlarda.

İLK BAŞLARDA ZOR BİR SÜREÇ ATLATTIK

Çünkü olması gerekeni yapıyoruz biz. İşte ben kirli, lekeli bardakta su içmiyorum. Bize gelen konuklarımız da kirli bardakta su içemez. O nedenle ilk başlarda zor bir süreç atlattık fakat dediğim gibi işletmeyi yönetmek insan yönetmekten çok daha kolay.

AMACIM URFA’DA FARKINDALIK OLUŞTURMAKTI ONU DA BAŞARDIM

Muhabir: Peki, o dönemlerde Urfa’da kadın işletmeci var mıydı?

Asuman Yazmacı: Ben bu konuda bir ilki gerçekleştirdim. Aslında ilk amacım şehirde bir farkındalık yaratmaktı ama bunun yanı sıra kadınların önünü de açmaktı. Yani kadına olan bakış açısını değiştirmekti. Cevahir’i açarak bu süreç içerisinde şuna inanıyorum ki Cevahi Asuman Yazmacı’nın başarısı ama ben yine de bunu Urfa kadınının başarısı olarak görüyorum çünkü kadınların da önünü açmış olduk.

BU BAŞARI YANLIZCA BENİM BAŞARIM DEĞİL BÜTÜN URFALI KADINLARIN

O zamanlar bu sektörde özellikle hizmet sektöründe, erkek egemen sektöründe bir ben vardım ama şimdi geriye dönüp baktığımızda çok bayan arkadaşımın olduğunu görüyorum. Özellikle mikro kredi noktasında destek alıp küçücük paralarla ama büyük yürekleriyle çok büyük işler yapan kadınlarımız var. Ben hepsini kutluyorum. Aslında bu başarı hepimizin, bir tek Asuman Yazmacı’nın değil.

Muhabir: Siz işletmenizi açtığınız güne kadar Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası’nın tarihi boyunca kadın üyesi hiç oldu mu?

Asuman Yazmacı: Ben 1894 yılından bu yana Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ilk ve şuan tek meclis üyesiyim. Bunun yanı sıra ilk kadın yönetim kurulu üyesiyim. Bunda da bir ilki gerçekleştirdik. Bazen şöyle düşünüyorum. Her insanın bir misyonu var ve Rabbim bana ilkleri gerçekleştirme misyonu yükledi diye. İnşallah önümüzdeki dönemde kadınların sayısı da artacaktır.

7 KADINLA GİRİŞİMCİ KADINLAR DERNEĞİNİ KURDUK

Muhabir: Sizin işletmeyi açtığınız yıllarda belki 1 kadın derneği vardı. Şu anda kadın dernekleri sayısı arttı mı?

Asuman Yazmacı: 2007’de biz Şanlıurfa Girişimci İş Kadınları Derneği’ni kurduk. O zamanlar kadın derneği de yoktu. Bunu kurarken de bunun bir ihtiyaç olduğunu tespit etmiştik. Ben ve 7 arkadaşım Derneğin kuruluşunu gerçekleştirdik ve bu arkadaşlarımın içinde bir tek girişimci olan, işini kuran ben vardım. Onlarda çekiniyorlardı. “Biz bir model olacağız burada” dedim. Yani bu derneği kuralım girişimcilerinde sayısı artacak ve nitekim şu anda, küçük ölçekli de olsa birçok girişimci kadınımız, birçok arkadaşım var benim. Bu da bana inanılmaz bir mutluluk ve keyif veriyor.

İŞLETMEMİ AÇTIĞIMDA BENİ ELEŞTİREN ÇOK OLDU

Muhabir: Aşiret kızısınız. Feodal yapılı bir aileden geldiğinizi söylediniz. Peki, bu konuda hiç sorun yaşadınız mı?

Asuman Yazmacı: Bu konuda ailemden gerçekten destek aldım. Beni eleştiren çok kimse olmadı. Sadece bir kere bir yakınımla konuşmuştum. Başka bir iş falan olsaydı dediğinde, dedim ki ya ne zaman senin kapını çalıp gel bana yardım et dersem o zaman bu konuyu konuşalım. 11 yıldır bu sektörün içerisindeyim ve bu sektörde hiçbir tatsızlık, sıkıntı yaşamadım. Bir de şöyle bir kişiliğim var. Benim toplumda Cevahir’in işletmecisi Asuman Yazıcı olarak bir karşılığım var. Ben aşiret kızıyım arkamda şu aşiret var demedim hiçbir zaman. Kişiliğimle bir yerlerde olmak benim için en önemli olan şey. Elbette ki ailemle gurur duyuyorum. Çok geniş bir aileye mensubum ama bunu hiçbir zaman işimde, çalışmalarımda, STK’larda ailemi arkama alıp da onu hiçbir zaman güç olarak görmedim. Kendimde en çok kişiliğimi seviyorum. Bu nedenle hep dik durdum. Omurgalı olmak en büyük felsefem ve dik durmak hayatımı ileriye taşıyor.

Muhabir: Cevahir Konukevi’nin olduğu yer tarihi bir yapı. Siz herhâlde bu tarihi dokuyu, bu mistik havayı seviyorsunuz. Tercih ettiğiniz adresler, mekânlar hep böyle mi?

Asuman Yazmacı: Böyle. Çünkü Urfa bir tarih, kültür şehri. Medeniyetlerin yıllarca devamlılığının olduğu bir şehir, medeniyet şehri ve biz bu tarihsel ve kültürel zenginlikleri gelen misafirlerimize de tanıtmak zorundayız. Şanlıurfa’nın tanıtımı noktasında bir çabam var benim. Elbette ki bu işi yapıyorum, bu sektördeyim ama sonuç itibariyle gelenlerin bu tarihi dokuyla da buluşmasını istiyorum. Geçmişte Cevahir Konukevi’ni 10 yıl işlettim. Sonra bir ihale süreci daha yaşadık ve bıraktık ama Cenab-ı hak bize çok daha büyük bir nasip etti ve Cevahirhan’ı 3 aylık bir restorasyon çalışmasından sonra 2015 mart ayı sonunda hem Urfalı dostlarımızın hizmetine hem de dışarıdan gelen misafirlerimizin hizmetine açmış olduk.

35 ÇALIŞANI VAR BUNLARDAN YANLIZCA 1’İ KADIN

Muhabir: Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

Asuman Yazmacı: Şu anda 35 kişi ile çalışıyoruz.

Muhabir: Bunlardan kaç tanesi kadın?

Asuman Yazmacı: 1 tane kadın arkadaşımız var.

Muhabir: Neden bu kadar az?

Asuman Yazmacı: Aslında benim en büyük hedefim daha fazla kadın çalıştırmak fakat çalışma saatlerimiz noktasında sıkıntı yaşıyoruz. Bizim akşam servislerimiz çok daha yoğun öğle servislerine nazaran ve akşam saatlerinde burada olması gerekiyor çalışanlarımızın. Onların da tercihi daha çok 8 ile 4 arası çalışmak. O yüzden kadın sayımız az ama olmayacak diye bir şey yok. Bu şartlara uygun arkadaşlarımız olursa, o kadın titizliğini bir şekilde Han’ın her tarafına yaymamız gerekiyor.

Muhabir: Kadınların müracaatları oluyor mu yoksa çok az sayıda müracaat olduğu için mi az kadın çalışıyor?

Asuman Yazmacı: Çok az sayıda müracaat oluyor. Bazılarının kriterleri uymuyor ama çok yoğun talep yok.

Muhabir: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ndeki göreviniz ne?

Asuman Yazmacı: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin kadın girişimciler kurulunun üst kurul üyesiyim. 2008 yılında kurulan bir kurum. Hem kurucularındanım hem de üst kurul üyeliğim devam ediyor. Orada da yine kadın girişimciliğinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması ve kadın girişimciliğinin özendirilmesi noktasında çeşitli çalışmalarımız var. 81 ilde de il kurullarımız var. Onlarla organize bir şekilde çalışarak kadın girişimciliği noktasında çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Muhabir: Bu sektörde bu çapta kaç kadın vardır Şanlıurfa’da?

Asuman Yazmacı: Hizmet sektöründe yani Restaurant işletmeciliği noktasında bu işi yapan bir bayan arkadaşımız daha var. Onun dışında benim bildiğim yok.

Muhabir: Siz bu konuma geldikten sonra size Siyasi bir teklif geldi mi?

Asuman Yazmacı: 2011 yılında benim siyasi bir deneyimim olmuştu. O zamanlar milletvekili seçimlerinde aday adaylığım söz konusuydu. Ondan sonra da ben de çok fazla üzerine düşmedim.

İŞLETMEMİZDE TEKNOLOJİYİ DE YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ

Muhabir: Peki, işletmenizde teknolojiyi takip etme açısından neler yapıyorsunuz?

Asuman Yazmacı: Biz tarih ve teknolojiyi bir arada uygulamaya çalışıyoruz. Personellerimiz el tabletleriyle, bilgisayarlarıyla siparişleri yolluyorlar. 7-8 yıldır biz kâğıt kalemi değil de bu sistemi kullanıyoruz. Siparişler bilgisayardan mutfağa iletiliyor ve mutfak siparişini hazırlıyor. Bunun dışında yine menülerimiz artık dijital. El tabletleri kullanıyoruz. Tarihi mekânda çok fazla teknolojiyi kullanma adına bir şeyler yapmıyoruz. Gelen konuklarımız için wifi’miz var. Aslında ben bu tarz yerlerde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü şöyle; 4 kişi yemeğe gidiyorsunuz herkesin elinde bir cep telefonu ve hiç kimse birbiriyle muhabbet etmeden herkes bir şekilde, mailini vb. takip ediyor. O zaman niye bir araya geldik diyorsunuz. Yani hayatımıza o kadar çok girdi ki geçenlerde bir yerde okumuştum, bir restoranın girişine “işletmemizde internet bulunmamaktadır” yazılmıştı. Bunun sebebi sorulduğunda da “insanlar buraya muhabbet etmeye, dertleşmeye geliyor ama baktım herkesin elinde bir telefon, bilgisayar. Hiç kimse kimseyle ilgilenmiyor” denilmiş. Bu çok hoşuma gitti aslında ama bu burada nasıl uygulanır bilemiyorum çok zor.

Muhabir: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili bir mesajınız var mı?

Asuman Yazmacı: Ben kadınların özellikle içlerindeki egolardan sıyrılmalarını istiyorum.  Kadınlara asıl mesajım “Birlikten kuvvet doğar”. Peygamber efendimizin bir hadisi var. Der ki “Birlikte merhamet, ayrılıkta Azab vardır”. Genelde kadınların içinde bir çekişme vardır. Yani biri başarılıysa öteki onu ayaklarından aşağıya doğru çekmeye çalışıyor. Bu ben zaman zaman kendi hayatımda da yaşıyorum. Bu nedenle öncelikle egolarımızdan sıyrılmamız gerekiyor. Birlikte hareket edip, birlikte güç birliği sağlarsak kadınların yapamayacağı hiçbir şey yok aslında. Kadınların öncelikle inanmaları gerektiğine inanıyorum. Yaptıkları işe inanmaları gerekiyor. Bir kartal hikâyesi vardır. İşte avcının biri dağda yumurta bulur, o yumurtayı alır gider tavuk kuluçkasına koyar ve 3-5 gün sonra o yumurtadan 3 tane kartal yavrusu çıkar ama tavuklar bunları tavuk gibi büyütmeye çalışır ve içlerinden biri gökyüzüne bakıp der ki bizim uçmamız lazım, bizim yerimiz burası değil ama tavuklar sürekli onlara “siz tavuksunuz, uçamazsınız” derler. Sonra o algı oluşur kartalda. Kanatları olmasına rağmen kendilerine bu empoze edildiği için uçamazlar ve ben 2005’te bu sektöre girdiğimde tavuk misali bana da insanlar yapamazsın demişti ama ben kartal olduğuma inanmıştım. Ben kartal olduğumu biliyordum ve kanatlarımın olduğunun da farkındaydım. Uçmaya başladım ve hala da uçuyorum, kimse de umurumda değil. Yani kadınlarımızın da önce inanmaları gerekiyor. İnandıktan sonra başaramayacakları hiçbir şey yok. Ben hayatım boyunca hep inanan, işini sağlam yapan ve sonrasında da Allah’a teslim olan birisiyim. Bunun da hep faydasını gördüm hayatımda. Bu nedenle inanç çok önemli. Bütün kadınların dünya kadınlar günü kutlu olsun.