Son Dakika Haberler

KABUL EDİN, EN BÜYÜK SUÇLU BİZİZ.

KABUL EDİN, EN BÜYÜK SUÇLU BİZİZ.
Okunma : Yorum Yap

KABUL EDİN, EN BÜYÜK SUÇLU BİZİZ.

Bugün hepimizi yasa boğan elim kaza nedeniyle yine tarım işçiliği hakkında düşünmeden, sadece “laf olsun torba dolsun” kabilinden paylaşımlar gördüm.
“Neden insanımız tarım işçiliği için dışarı gidiyorlarmış, neden onlara burada iş imkanı sunulmamış mış, vs. vs…

Arkadaşlar, tarım var olduğu sürece tarım işçiliği de var olmaya devam edecektir.
Dışarıda tarım işçiliğinin getirisi, kalabalık aileler açısından cazip olduğu sürece de insanlar tarım işçiliği için hep dışarı gideceklerdir.

Siz böyle laflar edeceğinize, neden dışarıda 5 dönüm tarlası olanlar işçi çalıştırıyor da, bizim yörede 500 dönümü olan onlarca, hatta yüzlerce toprak sahibi işçi çalıştırmamaktadır diye düşünün.
Çünkü biz, devletin yanlış destekleme politikasının kurbanlarıyız.
Destekleme var diye pamuk dışında bir ürün ekmeyiz.
Pamuk da artık gelişen teknoloji ile işçi gerektirmemektedir.

Hemşehirlilerimizin tarım işçiliği için gittikleri illerde 500 dönüm sahibi bir adam bulamazsınız.
Bırakın 500 dönümü, 100 dönüm tarlası olan kişi hemen hemen yoktur.
Hepsi 5- 10- 15 en fazla 20- 30 dönüm tarlaları vardır.
20- 30 dönüm tarlası olan da çok zengin sayılır.
Biz de ise vallahi 100 dönüm tarlası olduğu halde tarım işçisi olarak dışarı giden aileler tanıyorum.

Neden?
Çünkü ürün çeşitliliği yok.
Çünkü bizde tarım, pamuk demektir.
Pamuktan başka bir ürünümüz yok.

Bakın bizim köy iki yıldır fasulye ekiyor.
6- 7 kişilik ailesi olanlar ancak 5 dönüm ekebiliyor. Çünkü toplamak için kalabalık aile şart veya işçi tutacaksınız.

Peki fasulyenin getirisi ne kadar?
Sıkı durun!
Dönümü 4 ton geliyor, tonu ise bu yıl fiyat kötü olmasına rağmen 3 bin 500- 4 bin lira.
5 dönüm ekerseniz 3 ayda size getirisi yaklaşık 20 bin lira.

Peki 50 dönüm ekildiğini düşünsenize?
50 dönümü toplamak, otunu almak, kazmasını yapmak için işçi çalıştırırsınız değil mi?
Hem siz kazanırsınız, hem işçi kazanmış memleketinde çalışma imkanı bulmuş olur değil mi?

Bamyayı düşünün?
Dönümde verimi 2 ton.
Tonu 10 bin ila 15 bin lira arasında.
20- 30 dönüm bamya ekerseniz işçi çalıştırsınız hem siz kazanırsınız hem memleketinizin işçisini kazandırmış olursunuz?

Bizde mantık şu:
Devlet tarım işçilerine iş imkanı yapsın?
Devlet fabrika kursun, hepimiz fabrikada çalışalım.
Ne kadar sığ, ne kadar dar, ne kadar ilkel bir mantık değil mi?
Dünyanın sosyalizm ile yönetilen birkaç ülkesi hariç hiç bir yerinde devletler fabrika kurmaz.
Kursa bile herkesi fabrikalarda çalıştırmanın imkanı yoktur.
Üstelik nasıl yani; tarım işçisi olmasın, tarımı yok mu edelim?
Fabrikaları da, tarım istihdamını da varlık sahibi müteşebbisler yapar hem kendileri kazanır, hem istihdam oluşturup binlerce insana iş ve aş vermiş olur.

Bizde ise varlıklı olanlar (yapmayanı tenzih ederim) genellikle parasını bir toptancıya vererek güya şeker çuvalları alıp borç arayan birilerini bekleyerek tefecilik yapar.

En iyi bildiğimiz ticaret ve işadamlığı ise araba alıp satmak.
Başka illere gidip artık at arabası olarak bile kullanılmayan klimasız, konforsuz Broadway marka aracı; konforlu, klimalı araçlardan daha pahalıya 20- 25 bin liraya alır satarız.

Sonra da sosyal medyada düşünmeyen bir kafa ile “neden tarım işçilerine iş imkanı yaratılmıyor, neden tarım işçileri il dışına çalışmaya gidiyor” diye ahkam keseriz.
Buyurun, dünyanın en verimli toprakları elimizde, bunca bereketli toprağa, bunca imkana sahipken bizim memleketin tarım işçilerine iş imkanı sunamıyorsak, önce kendimizi sorgulamamız gerekmez mi?

Ali Başak/ Urfahaber tv