Son Dakika Haberler

HALKIMIZIN YILDIZLARINI KAYDIRMAYIN, SÖNDÜRMEYİN EFENDİLER!

HALKIMIZIN YILDIZLARINI KAYDIRMAYIN, SÖNDÜRMEYİN EFENDİLER!
Okunma : 1 Yorum

HALKIMIZIN YILDIZLARINI KAYDIRMAYIN, SÖNDÜRMEYİN EFENDİLER!

Dün akşam, daha önce Akçakale Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yaparken hakkında binbir türlü dürtmeler, şikayetler, iftiralar, dedikodular yapılarak onlarca soruşturma ve inceleme geçirip hepsinden beraat alan ve son olarak Akçakale’de kendisine onlarca kişi ile saldırılarak darbedilen, sokak ortasında tartaklandığı için artık illallah edip biraz da gerginliğin bitmesi umudu ile, hiç olmazsa geçici bir süre başka bir yerde görevlendirme isteyerek Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdür yardımcılığına geçici görev ile atanan hocam’ın geçici görevinin de birilerinin siyasi baskıları neticesinde son bulduğunu öğrenmiş olmanın üzüntüsü içindeyim.

Üzüntüm Halil Tekyıldız’ın Mili Eğitim bünyesinde Müdürlük kadrosundan, araştırmacı kadrosuna çekilmesi değil, bizim insanımızdan daha çok eğitimci, daha çok bürokrat, daha çok siyasetçi çıksın, sesimiz olsun; devlette, bürokraside, kurumlarda bizi temsil etsin umudu ve beklentisi taşırken, belli makamlara gelmiş pırıl pırıl evlatlarımızın üstelik yine bizim insanımızdan birilerinin eliyle, bulundukları makamlardan alınmalarının üzüntüsünü yaşıyorum.

Hani çoğu zaman, milletini ve içinden çıktığı halkını seven üç beş kişi biraraya geldiğimizde; insanımızın özellikle önünün kesildiğinden, Harran Ovası diye bilinen bölgede insanımızın yükselmesine, kariyer sahibi olmasına engel olunduğundan şikayet eder ve bize haksızlık yapıldığından dem vururuzya;
Yok ey halkım yok!
Bizim insanımızın önünü başkaları değil, yüksek bir kariyere sahip oldu diye sevindiğimiz, sevdiğimiz, bizim olan, bizden olan insanımız kesiyor, bizim insanımız ayağını kaydırıyor, bizim insanımız çelme takıyor maalesef..

“Neden mecliste bizi temsil eden bir vekilimiz yok, partiler neden bizim oyumuzu alıp insanımızdan aday göstermez?” diye tepkili olduğumuz yılları hatırlarım da, Doğru Yol Partisi Mehmet Yalçınkaya’yı aday gösterip Yalçınkaya’yı mecliste gördüğümüzde yaşadığımız sevinç ve mutluluğu anlatmaya kelimeler yetmezdi.
“1 vekilimiz oldu, bunca nüfusumuz var, başkalarını meclise taşımak yerine, bizim insanımız olan üç hatta dört vekil çıkaralım diye harekete geçip iki üç vekil çıkarınca sorunun bizden başkasından kaynaklanmadığını gözlerimizle gördük.

Tasvip etmeyiz ama şu da bir gerçek ki; PKK terör örgütüne yakınlıklarını gizlemeyen Kürt kökenli milletvekilleri batıl bir dava uğruna biraraya gelip parti kurarken, birbirlerini her alanda destekleyip, çoğu zaman devlete bile kafa tutarken, Bizim 3 vekilimiz olunca biribirinin kuyusunu kazmaya, birbirinin ayağına vurmaya, siyasi bir ikbal kazanmasın diye birbirinin yaptığı veya yapmaya yeltendiği hizmeti akamete uğratmak için çalışmaya başladılar.

Halkının yerlerde olan izzetini kaldırmak, kendi insanını kalkındırmak yerine; kendi insanından olan bürokratını, kendi insanından olan makam sahibini, kendi insanından olan kurum amirini makamından etmek, hakkı ve hakikati ikame etmek yerine ayaklar altına alıp, kendi halkı arasında ayırım yaparak ikilik gözetmek sürdüğü sürece ne biz toplum olarak kalkınır, kale alınan, saygı duyulan bir halk kitlesi oluruz, ne siz bu halkın binbir zorlukla kariyer sahibi olan evlatlarını makamlarından alarak bir başarı elde edebilirsiniz.

Halil Tekyıldız’ı sevmeyebilirsiniz, başarılı görmeyebilir, aşiretçilik saiki ile ona tahakküm de kurmaya çalışabilirsiniz.
Ama mesela Akçakale sokaklarını gezerken gördüğünüz her üç beş kişiden birinin ya dayısı oğlu, ya amcası oğlu, ya teyzesi oğlu, ya halası oğlu, ya amcası, ya dayısı, ya okul arkadaşı, ya sınıf arkadaşı, ya dostu, ya ahbabı veya bir şekilde oturup sohbet ettiği bir tanıdığı olacak kadar bu halkın evladı birini makamından etmeniz, kariyerini yıkmanız; onu sevmeyen, ona kin güden birkaç kişiyi sevindirebilir ama halkın geri kalan tamamına yapılan en büyük kötülüktür.
Çünkü makamın sahibi olan şahıs sizin hasmınız da olsa, onun makamı bütün halka aittir.
Orda burda iş arayan, mevsimlik işçi olarak batı illerinde onun bunun ağız kokusunu çekmek zorunda olan bizleri, ancak bizden olanların yüksek makamlara çıkmaları kurtarabilir.
Hele şöyle kurumlarda çalışanlara bir bakın hemen hemen hepsi kendi halklarından olan makam sahipleri sayesinde orada çalışmaktadır.

Bizler, içimizden çıkanların mesela üst düzey bir yönetici, üst düzey bir brokrat, üst düzey bir eğitimci makamına gelmeleri için uğraşırken, çaba gösterip emek verirken; siz kalkın, halk olarak bize ait olan makamda oturan evladımızın, suçu günahı olmadığı halde sırf egonuzu tatmin etmek için bulunduğu makamından kaldırtın, makamını yok edin;
Sonra da millete riyaset, seyadet, bilgelik ve kanaat önderliği taslayın.

Unutmayınki Allah; adaleti, hak ve hakikati ikame etmeniz için size imhal edebilir (mühlet verebilir) ama asla ihmal etmez.
Hadi şimdi keyfinize göre davranıp insanlara kudretinizi gösterip istediğinizi yapın.
Nasıl olsa her yaptığınızı kendi nezdinde kayıt eden bir kudret karşısında hesaba çekileceksiniz.

Selam ve Dua ile bayramınızı kutlar; şu bendendir, o falancadandır gibi ayırımlarla milletimizin evlatlarına kıyılmadığı huzur dolu nice bayramlar dilerim.

Ali Başak/Urfahaber tv

YORUMLAR (1)

  1. Ramazan Korkmaz diyorki:

    Ali Başak bey!
    Yazıyı Halil Tekyıldız sana yazdırmış gibi geldi.
    Tekyıldızı tanırız ve makam mevki için yapmayacağı şeyi olmadığınızda biliriz. Öğretmenlik yaptığımız dönemde neler yaptığını defalarca insanlar yazdı şikayet etti ama kimse birşey yapmadı.
    Yazıya baksana adam milletvekili ve daha üst mevkilere layık olduğunu dile getiriyor. Hakikatler er geç ortaya çıkar.